Telefon : (+90) 342 361 01 86

Rumkale

Rotamızın son durağını; üç yanı zümrüt yeşili göl ve dik, sarp kayalıklı tepelerin çevrelediği tabiat harikası Rumkale oluşturuyor. Hristiyanlık tarihinin en önemli din merkezlerinden biri olan Rumkale, antik çağlardan bu yana heybetli duruşu ile bir çok medeniyetin gözlerini kamaştırmıştır. Birecik Baraj Gölü’nün faaliyete geçmesiyle üç tarafı sularla çevrili bir yarımada görünümüne bürünen Rumkale, tarifi imkansız kültürel zenginliğinin yanı sıra trekkinge ve tekne turuna uygun imkanlar sunarak doğal güzelliğiyle büyülemektedir.

Rumkale’ye ulaşım Yavuzeli ilçesine 25 kilometre uzaklıktaki Kasaba Köyü’nden sağlanmaktadır. Kalenin tam karşısında bulunan Sıtma Pınarı’ndan teknelerle Rumkale’ye ulaşmak mümkün.  Teknenin yanısıra sürat motoru, kayık, deniz bisikleti vb. seçeneklerle de Rumkale’ye ulaşmanız ya da Fırat’ın sularında gezi yapmanız olası. Bölgede mesire alanları da mevcut. Bölge, balık tutmayı sevenler içinde zengin bir mönü sunuyor. 12-13 çeşit balık mevcut. En meşhuru şaput balığı. Sazan, levrek, yayın, kersit, pullu, ağ balığı, tahtacı, köpükcü, mezmençil balıkçıların bir çırpıda sıraladığı türler. Balık tutmaya pek meraklı değilseniz, Sıtma Pınarı’nda bulunan restoranlarda kendinize bir balık ziyafeti de çekebilirsiniz.

Rumkale ve çevresi uluslararası bir çok spor organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. “Dünya Offshore Şampiyonası”nın çeşitli etapları Rumkale’de gerçekleştirilmektedir. Karşı tepeden ya da tekne ile Fırat’ın sularında turlarken, Rumkale tüm ihtişamıyla kendini gösteriyor. Ancak kaleyi daha yakından görmek isterseniz, teknelerle kalenin doğu kapısına kadar gidebilirsiniz. Tekneden indikten sonra kale merdivenlerinin hemen yanıbaşında kurulan portatif iskeleyi geçerek kaleye tırmanabilirsiniz. Basamakların sonundaki tahta kapının hemen ardında gözetleme kulesinin kalıntıları yer alıyor. Restorasyon sonrası oluşturulan yürüme yollarını takip ettiğinizde 80 metre ileride 75 metre derinliğindeki kuyuya ulaşırsınız. Cesaretiniz varsa helezonik şekilli kuyunun alt seviyelerine kadar yolu takip edebilirsiniz. Kuyudan hemen sonra yine yürüyüş güzergahını izleyerek Barşavma Manastırı ve Aziz Nerses Kilisesi’ne ulaşabilirsiniz. Kale üzerindeki yolculuğunuzda burç, beden duvarları ve çeşitli yapı kalıntılarını inceleme fırsatı bulacaksınız. Yolculuğunuzu bu kez batı kapısından ayrılarak sonlandırabilirsiniz. Kaleye ulaşımınızı sağlayan tekne ulaşım noktasında size yardımcı olacaktır.

Özellikle yaz aylarında yılan, akrep vb. türdeki canlıların yoğun olarak yaşadığı kalede adımlarınızı dikkatli atmanız gerekiyor. Kasaba Köyü sakinleri yörede kör yılan olarak adlandırılan yılan türüne, kale üzerinde sıklıkla rastlayabileceğiniz konusunda ısrarla uyarıyorlar. 

Rumkale Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin ve Kale-i Zerrin (Altın Kale) gibi bir çok isimle adlandırılan Rumkale’deki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşımaktadır. Güçlü bir savunma sistemine sahip ve stratejik konumuyla Fırat boylarına hakim olan kale, sırasıyla Hitit, Asur, Med, Pers, Roma ve Arap medeniyetlerinin yönetiminde kalmıştır.

Rumkale’ye doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı mevcuttur. Doğu girişi Fırat Nehri, batı girişi ise Merzimen Çayı üzerine kurulmuştur. Kalenin dış surlarının uzunluğu 230 metre, genişliği ise 120 metre’dir. Kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen planlı yedi burç ile kuzeyinde çok sayıda mazgal pencere yer almaktadır. Surların büyük kısmı doğal afetler ve savaşlar sonucu büyük ölçüde yıkılmıştır. Kalenin kapıları taş oyma sanatının en güzel örneklerini yansıtmaktadır.

Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek yer almaktadır. Roma döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle, bu yerleşim yeri Hıristiyanlık tarihinde önemli rol oynamaktadır. Yohannes’in, İncil’in kopyasını Rumkale’de bir mağarada sakladığı, daha sonra kopyaların buradan alınıp Beyrut’a götürüldüğü rivayet edilmektedir.

BARŞAVMA MANASTIRI

XIII. yüzyılda Yakubi Azizi Barşavma kendi adına inşa ettirmiştir. Birbirine bitişik iki yapı şeklindeki manastırın bir bölümü günümüze ulaşmıştır. Manastır sur içinde, kalenin kuzeyinde yer almaktadır. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda konumlanmış manastırın kuzey cephesini kaya kütlesi oluşturur. Muhtemelen kare planlı olan yapı, kare kesitli üç serbest paye ve duvarlara atılan sivri kemerlerle kare biçiminde birimlere ayrılmış ve haç tonozlarla örtülmüştür.

Kapının üzerinde bir boşaltma kemeri dikkati çeker. Yapının içi toprak ve molozla dolu olduğundan herhangi bir bölüntü görülmez. Ancak, doğu duvarda sivri kemerli derin bir niş, kuzeyde ise kayalarla oyulmuş düzensiz mekanlara geçiş bulunur. Manastırın inşasında üç tür kesme taş kullanımı karşımıza çıkar. Duvarlarda kütlesel büyük bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında yörede yaygın olan düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar kullanılmıştır.

AZİZ NERSES KİLİSESİ

Kiliseyi 1173’te Rumkale’de ölen Patrik Aziz Nerses’in yaptırdığı ya da onun anısına inşa edildiği düşünülmektedir. Bu görüşler doğrultusunda yapının inşa tarihi 12. yüzyıl olarak tahmin edilmektedir.

Kilise, sur içinde kalenin güneyinde yer almaktadır. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsisli kilisenin batısında narteks yer almaktadır. Sadece apsisin doğu cephesinin bir bölümü toprak üzerindedir. Ermeniler tarafından 1113’ten 1292’ye kadar katalikosluk makamı olarak kullanılan kilise Memluklular döneminde mescide dönüştürülmüştür. Yapı günümüzde doğu cephesinin yamaca yaslanan bölümü dışında yıkıktır. Doğu cephe, apsisin pencere seviyesine kadar ayakta kalabilmiştir. 

Okunma 4710 defa
ikaİpekyolu Kalkınma Ajansı 2013 Yılı Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı kapsamında hazırlanan bu Web Sitesinin içeriği İpekyolu Kalkınma Ajansı ve/veya Kalkınma Bakanlığı'nın görüşlerini yansıtmamakta olup, içerik ile ilgili tek sorumluluk Neva Bilgi Teknolojileri Medya ve Danışmanlık Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'ne aittir.kalkinma

Rumkale Turu Alternatif Güzergahlar

  • Şenlikçe Lahit Mezar

    Yolunuz Yavuzeli ilçesinin doğu yönündeki Şenlikçe Köyü’ne düşerse, bahçesinde antik Roma’dan izler barındıran evi mutlaka ziyaret etmelisiniz. 1.5 ton ağırlığında kireçtaşından yapılma lahit, bir köy evinin bahçesinde boylu boyunca uzanıyor. Kanalizasyon çalışmasında ulaşılan lahit, Roma dönemine tarihleniyor.

  • Yarımca Taş Ocağı

    Balıklıgöl’den güneybatı yönünde 1 km. sonra, bu kez sağdaki asfalt yolu takip ederek, yaklaşık 500 metre ileride sol taraftaki çorak yamaçta Yarımca Taş Ocağı’na ulaşırsınız. Taş ocağından çıkarılan taşlar, hemen yakınından geçen Roma Dönemi’ne ait yolda ve köprünün yapımında kullanılmıştır. Taş ocağının dikey yüzünde işlenmiş kayaya oyulmuş bir tanrı kabartması, solunda da kartal bulunmaktadır.

  • Sultan Murad Köprüsü

    Balıklıgöl’den güneybatı yönünde 1 km. ilerleyip soldaki patika yolu takip ederek, Merzimen Çayı’na paralel uzanan yoldan Sultan Murad Köprüsü’ne ulaşabilirsiniz. Yaklaşık 1.5 km. süren yolun durumu kötü, ancak araç ile ulaşmak mümkün. Etrafını dağların çevrelediği köprü M.S. 200 yılına tarihleniyor.

  • Balıklıgöl

    Yavuzeli ilçesinin doğusunda yaklaşık 10 km. mesafede Yarımca Köyü’nde bulunan Balıklıgöl’e, fıstık ağaçlarının çevrelediği arazilerin yanıbaşından ilerleyip, İbrahim Alan köprüsünden geçerek ulaşıyoruz. Alanın toplam büyüklüğü 250 m2. İçerisindeki balıklar kutsal kabul edildiği için yenmiyor.

    Bölge halkı; mekanın kutsallığına vurgu yaparken, balıkların yeraltından çıkan doğal su kaynağında kendiliğinden yetiştiğini anlatıyor. Havuzun kenarındaki dilek ağaçları, gerçekleşmesine vesile olduğu nice dileklerin sembolü rengarenk çaputları üzerinde taşıyor.

  • Dolmen Mezar

    Yavuzeli Araban karayolunun üzerinde yer alan, Geç Tunç Çağı’na tarihlenen Dolmen Mezarları görebilmek için kuzey yönünde ilerlemelisiniz. Yöre halkı tarafından “gavrikul/delikli taş” olarak isimlendirilen dolmen mezar Küçükkarakuyu Köyü’nün Akkuyu mezrasının kuzeyine 2 km. mesafede yer almaktadır. Dolmen, tek odalı megalitik (büyük taş bloklarından yapılmış) mezardır.

    Devasa irilikte 3 taş blok, ikisi yan ve biri arka yönde deyim yerinde ise birbirine çatılır. Üzerine yine büyük bir taş blok yerleştirilir. Bir dolmen mezarı sanırım bu sözlerle betimlemek mümkün. Alanı incelediğinizde hemen yanıbaşında yıkılmış ve taşları birbirine paralel uzanmış bir dolmen mezar daha görebilirsiniz. Çevrede bulunan taş kalıntılarından daha önce birçok dolmenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. 850 metrekarelik bir alanı kaplayan dolmenlerin yayıldığı bu coğrafik alan, Karadağ’ın eteklerindeki kireçtaşı tepelikleridir.

  • Cingife Kalesi

    Yavuzeli ilçe merkezine ulaştığınızda karşınıza çıkan, yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki höyük Cingife Kalesi olarak adlandırılmaktadır. Cingife ilçenin eski adıdır. Bölge tarihi hakkında günümüze ulaşan çeşitli rivayetlerde; kesin olarak bilinmeyen bir tarihte, höyüğün etrafında bir Ceneviz şehri olduğu ve Cingife adının buradan kaynaklandığı anlatılır.

    Höyük yamaçlarında kale duvarı ve sur yapı taşları dağınık şekilde durmaktadır. Dikkatli incelediğinizde Eski Tunç Çağı’ndan günümüze ulaşan yapı izleri görülmektedir. Yavuzeli ilçesinin ilk evleri höyük eteklerine kurulmuştur. Hala günümüzde doğu, batı, güney yamaçlarında kerpiçten yapılan evler görülmektedir. Höyüğün tepesinde betondan yapılmış yapı üzerinde verici antenleri yer almaktadır.

     

    Etiketler: Cingife Kalesi
  • Akdeğirmen Köprüsü

    Kuzeybatı yönünde ilerlerken Yavuzeli’ne bağlı Ballık Köyü’nün 4 km. güneyinde eski Gaziantep Yavuzeli karayolunun 28. kilometresinde Merzimen Çayı üzerinde Akdeğirmen Köprüsü yer alır. Günümüze sağlam olarak gelebilen Akdeğirmen köprüsü düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir.

    Merzimen Çayı üzerinde kuzey güney doğrultusunda uzanan köprü 60 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde, 4 metre yüksekliğindedir. Sivri kemerli altı gözlü köprü, ortada büyük kemer gözü yanlarda daha küçük ölçülerde tutulmuş diğer kesmelerle ana gözlü köprüler grubuna girmektedir.

  • Roma Gözetleme Kulesi

    Dülük Köyü’nün kuzeydoğusunda, yaklaşık 25 km. mesafede Saraymağara Köyü ile Büyükkarakuyu köylerini birbirine bağlayan yolun kenarında Saraymağara Antik Gözetleme Kulesi’nin kalıntıları yer almaktadır. Gözetleme kulesi Roma dönemindeki Doliche ve Samosata arasındaki antik yolun izlerini taşıyan yol üzerindedir.

    Bağ evinin girişinde yer alan gözetleme kulesinin kuzeydoğu duvarı yedi sırası korunmuş, diğer duvarları büyük ölçüde harap olmuştur. Bugünkü görünümü ile antik bir eserden çok yanıbaşında kurulan evin kısa süre önce yıkılmış bir bölümü izlenimi vermektedir.